loader
Yolunuz Demokrasi Şehitleri Parkı’na Düşerse

Yolunuz Demokrasi Şehitleri Parkı’na Düşerse

Oturduğumuz semtler yürüyeceğimiz yolları, sokakları belirler. Cadde ve sokak aralarında karşımıza insanların soluklanacağı küçük parklar çıkar. Bazıları dikkatimizi çeker bazılarının ise farkında olmadan geçer gideriz.

Birkaç yıl öncesine kadar, Burhanettin Onat Caddesi’nden, Metin Kasapoğlu Caddesi’ne doğru yürürken, yolumuzun üzerine bir elektrik trafosu çıkar, onun arkasında da bakımsız bir park bulunurdu. Bu parkın içinde çocukların oynayabileceği birkaç salıncak ve kaydıraçlar bulunurdu. Park öylesine perişandı ki pek kimseler oturmaz, çocuklar da o parkı pek kullanmazdı. Trafonun yanı ise kargılarla kaplıydı, baharda yeşillenir, yazın ise kurur, içleri çöp dolu olurdu.

Zerdalilik Tramvay İstasyon’uyla yan yana bulunan bu terkedilmiş parkın etrafının temizlenmeye başlandığını görmüş, acaba buraya ne yapacaklar diye merak etmeye başlamıştık. Öğrendik ki, Muratpaşa Belediyesi buraya yeni bir park yapacakmış. Pek sevin dik. Ama bu kadar güzel ve anlamlı bir park olacağını hayal edemiyorduk bile.

Aradan zaman geçti, parkın ortasına güzel bir havuz yapıldı, yeni ağaçlar dikildi, çimlendirildi, etrafına oturulabilecek banklar konuldu. Bir süre sonra bu parkın adının Demokrasi Şehitleri Parkı olacağını ve  demokrasi şehitlerinin büstlerinin konulacağını okuduk gazetelerden.

Bir süre sonra, söylenenler hayata geçirildi ve Demokrasi Şehtileri Parkı bu semtte oturan insanların uğrak yeri olmaya başladı. Park, artık yanından tedirginlikle geçeceğiniz bir yer olmaktan çıkıp, sizi kendisine çekmeye başladı. Kışın, güneşin yüzünü gösterdiği günlerde yaşlıların, annelerin çocuklarını alıp güneşin tadını çıkardığı, yazın ise o çok sıcak günlerde suyun şıkırtısını dinleyip biraz soluk alabildiği bir yerdi artık. Bu güzelliğin yanında derin bir hüzün insanı sarıp sarmalıyordu. Bu derin acının ve hüznün topluma bir kez daha duyumsatılması, duyarlılık yaratılması için Muratpaşa Beldiyesi  parkın resmi açılışını yapmaya karar vermiş olmalıydı.

24 Ocak 2008 günü sıradan bir gün değil elbette. Demokrasi şehitlerinden Uğur Mumcu’nun katledilişinin yıl dönümüydü. Parkın açılışının bugüne denk getirilmiş olması anlamlıydı. Büstlerin üstü bayraklarla kaplanmış, park balonlarla, çiçeklerle süslenmiş, açılışa gelen insanların elinde kırmızı karanfiller, hem bir hüzünlü hem de sevinçli bir gün yaşanıyordu. Mahalle muhtarı, Muratpaşa Beldediye Başkanı Süleyman Evcilmen birer konuşma yaptılar. Evcilmen, sergi açılışı için Demokrasi Şehitleri, Uğur Mumcu, Abdi İpekçi, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Muammer Aksoy,Ahmet Taner Kışlalı ve Onat Kutlar’ın                                   ailelerine açılış davetiyesi gönderdiklerini, o sabahta onların yakınlarıyla çok sıcak ve duygulu telefon görüşmeleri yaptığını, ailelerin bu parkın açılıştan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Konuşmaların ardından,  sıra heykeltraş Cüneyt Çağlıcan’ın yaptığı büstlerin açılışına gelmişti. İçimden, “Bahriye Üçok’un büstünü bir kadın açsa ne güzel olur”,dedim. Düşündüğüm gerçekleşti, Bahriye Üçok’un büstünü Dilek Evcilmen açtı.
Ardından her demokrasi şehidi için birer ağaç dikildi. Burada da demokratik bir davranış sergilendi. Ağaçlardan birinin dikilmesini başka bir partiden Belediye Meclis üyesi olan Gaye Doğanoğlu gerçekleştirdi.

Bu törenlerin ardından gökyüzüne beyaz balonlar bırakıldı. O balonlar gökyüzüne doğru yükselirken, nedense aklıma beyaz güvercinler düştü. Bir zamanlar özgürlüğü beyaz güvercinler temsil ediyordu.

Özgürlük , eşitlik, demokrasi uğruna yazdıkları yazıları, kalemleri onları bu hayattan alıp gitti. Eğer bugün kendimizi ifade edebiliyorsak, düşüncelerimizi açıklayabiliyorsak, bu ülkede hala demokrasi savaşı veriliyorsa, onların yaşarken vermiş oldukları mücadeleler sayesinde oluyor.

İmren Çalışkan Tüzün


Etiketler: İmren Çalışkan Tüzün

Şimdi Paylaş

0 Yorum

Yorum Yap

CAPTCHA Image 

Benzer Haberler

Gelenekle Modernlik Arasına Sıkışmış Kent Düğünleri

Eskiden günlerce süren peri masalı düğün törenleri  günümüzde   bir geceye sıkıştırılmaya çalışılıyor artık. 1960-70’li yılların, geleneklere baş kaldıran, sevdiği adamı ya da kadını alıp, nikah masasına koşan asi insanlar pek kalmadı şimdilerde. Her ne kadar r&uu...

Kahkaha Olan Usta Tiyatrocu: Nejat Uygur

Türk tiyatrosunun usta ismi Nejat Uygur, 10 Ağustos 1927 tarihinde Kilis'te subay bir baba ve öğretmen bir annenin ortanca çocuğu olarak dünyaya geldi. Henüz ilkokul yıllarında tiyatroya ilgi duyan sanatçıdaki yeteneği ilk olarak geleneksel Türk tiyatrosunun son temsilcisi olarak bilinen İsmail Dümb&...

Antalya’da Bir Kurum: Antalya Devlet Opera ve Balesi

1990’lı yılların  başında kültür sanat insanlarının buluşma noktası Kaleiçi Sanatevi’ydi. Orada söyleşiler yapılıyor, sergiler açılıyor, konserler veriliyordu.  Benim de katıldığım resim kursları açılıyordu. Ayrıca, yiyecek, içecek sunumuyla da akşamüstü insa...