Felç riskiniz ne kadar? (3 cümleyle felci önleyip hayat kurtarabilirsiniz!)

105

Dünyada her 2 saniyede bir kişi inme geçiriyor, her 4 dakikada bir kişi de bu nedenle ölüyor. Yani inme yılda 6 milyon insanı canından ediyor, çok sayıda kişiyi de sakat bırakıyor. İnme ile mücadelede ise 3 rakamının önemi çok büyük. Çünkü 3 basit cümleyle yanınızdaki birinin felç geçirip geçirmediğini teşhis edebilir, 3 saat içinde onu hastaneye ulaştırırsanız sakat kalmasını önleyebilir, hatta hayatını kurtarabilirsiniz.

Türk Nöroloji Derneği tarafından İstanbul’da düzenlenen uluslararası katılımlı İnme Tromboliz ve Nörorevaskülarizasyon Akademisinin önemli başlıklarından biri de inme oldu.

İnme, yani alışılmış tabiriyle felç tedavisindeki gelişmelerin tartışıldığı kongrenin basın toplantısında konuşan Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, inmenin Türkiye’de önemli bir sağlık sorunu olduğunu, vaka sayısının Avrupa’da azalmasına rağmen ülkemizde her geçen gün arttığını söyledi.  

Sinir bilimciler, inmeye ilk 3, en fazla 4.5 saat içinde müdahale edilirse felç etkilerinin geri çevrilebileceğini ve inme tedavisinin başarılı olacağını söylüyor. Bunun için inme işaretlerini iyi değerlendirmek gerekiyor. Nörologlara göre, inme geçirdiğinden şüphelenilen birinin hayatını 3 basit cümle ile, STR kuralını uygulayarak kurtarmak mümkün olabilir.

HAYAT KURTARAN 3 CÜMLE (STR)

Üstelik STR denilen bu üçlü testi herkes uygulayabilir. Öztürk’ün verdiği bilgiye göre, yakınınızdaki birinin inme geçirip geçirmediğini anlamak için yapılması gerekenler özetle şöyle:

Smile: Kişiye gülümsemesini söyleyin.

Talk: Basit bir cümle kurmasını söyleyin. Mesela, “Elbisen çok güzel” gibi.

Raise: Kollarını yukarı kaldırmasını söyleyin.

Bunları yapamıyorsa kişinin felç geçirmekte olduğunu düşünerek hemen acil tıbbi yardım isteyin, 112’yi arayın.

İnme tedavisinde en önemli şeyin hızlı ve etkin tedavi olduğunu aktaran Öztürk, “İnmenin en hızlı şekilde tanınması tedaviye götüren en önemli basamaktır. Ayrıca yukarıdaki üçlü teste, ‘Fast’ diye kısalttığımız yüzde asimetri, konuşmada bozulma, kolda, bacakta kuvvet kaybı ile ‘Time’, yani zaman önemlidir, ifadelerini de ekleyebiliriz” diye konuştu.

KİŞİYE DİLİNİ DIŞARI ÇIKARMASINI SÖYLEYİN

Felcin bir başka işareti de dilin şekli. Hastaya dilini dışarı çıkarmasını söyleyin, eğer hastanın dili kıvrılıyor veya bir tarafa doğru düşüyorsa bunu da önemli bir belirti olarak görmek gerekiyor.

İNME RİSKİNİ NELER BELİRLİYOR?

İnme riskini artıran faktörlerin başında hipertansiyon geliyor. Diyabet, kan yağlarının yüksekliği, metabolik hastalıklar riski artıran etkenler arasında.

Ancak bu hastalıkta da yaşam tarzı ve alışkanlıklar çok önemli belirleyici. Yani az hareket ediyorsanız, az sebze tüketiyor, sigara içiyor, aşırı tuzlu besleniyorsanız felç geçirme riskiniz artıyor.

HAVA KİRLİLİĞİ FELÇ RİSKİNİ ARTIRIYOR

Kadınlarda felç görülme oranı daha yüksek, en önemli sorumlusu ise kadınlık hormonları. Özellikle de menopoz döneminde daha dikkatli olmak gerekiyor. Yanı sıra son yıllarda hava kirliliği de felç açısından risk yaratan etkenler arasına girmiş durumda.

Avrupa ülkelerinde felç geçirme riskini belirleyen uygulamalar olduğunu belirten Prof. Şerefnur Öztürk, Türk Nöroloji Derneği olarak, akıllı telefonlara indirilen bu uygulamaların Türkiye’de de kullanılması için çalışmalar yürüttüklerini ve yakında uygulamanın kullanıma sunulacağını söyledi.

İNME BELİRTİLERİ NELERDİR, NASIL FARK EDİLİR?

Peki hangi belirtiler inmenin ayak sesleri olarak algılanmalı ve hemen harekete geçilmeli? Bu sorunun yanıtını Prof. Öztürk şöyle verdi:

“Aniden konuşmanız bozulursa, bir tarafınızdaki kol veya bacağınızda güçsüzlük, uyuşukluk fark ederseniz, yüzünüzde özellikle de ağız köşesinde asimetri, baş dönmeniz, dengesizliğiniz, ani görme kaybı veya çift görmeniz olursa inme geçiriyor olabileceğinizi düşünmelisiniz.”

İNME İLE FELÇ ARASINDAKİ FARK

İnme ile felç aslında genel olarak aynı durumu anlatan terimler. İnme, beyin damar hastalıklarına bağlı tıkanma veya kanama nedeniyle beynin kanlanamayan bölgesinde tutulan bölgeye göre fonksiyon kaybı olması, yani hastanın sıklıkla yüzünün bir tarafında asimetri gelişmesi, aynı tarafta kol veya bacakta kuvvet kaybı, his kaybı konuşma bozukluğu olması hali. İnme ani oluşmuş olayı tarif ediyor. Felç ise genellikle inme yerine kullanılsa da kuvvet kaybı ile eş anlamlı. Yani sadece sinir yaralanmalarında da olabiliyor.

FELÇ TEDAVİSİNDE 3 ÖNEMLİ KURAL (ZAMAN BEYİNDİR)

Prof. Öztürk’e göre, felç tedavisinde 3 önemli kural var; felci tanımlamak, teşhis etmek ve 3 saat içinde tıbbi tedaviye başlamak:

“Çünkü inme beyin damar hastalıklarının ani olarak ortaya çıkan ve çok hızlı tedavi gerektiren bir tablodur. İnmede en önemli faktör tedaviye çabuk ulaşabilmektir ki biz bunu ‘Zaman Beyindir’ şeklinde ifade ederiz. Yani kaybedilen her dakika beyinde milyonlarca hücrenin ölümü demektir.”

İNME TEDAVİSİNDE BAŞARIYA GÖTÜREN 3 D

İnme tedavisinde başarının anahtarı da 3 noktadan geçiyor: Doğru merkeze, doğru zamanda ulaşma ve doğru tedavinin başlaması.

İnme müdahalesinde uzman merkezlerin ve ekibin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Mehmet Akif Topçuoğlu da, bu noktaya parmak bastı, inme geçirince yapılması gereken ilk işin 112’yi aramak olduğunu söyledi ve “Tek şart uygun zamanda uygun hastaneye gidebilmektir. Bu tedavileri yapacak nöroloji uzmanları, görüntüleme imkanları ve nöroyoğunbakım üniteleri sadece belli merkezlerde bulunur. Bu nedenle yaşadığınız yerde bunların hangi merkezler olduğunu öğrenmek önemlidir ya da 112 aranmalıdır” diye konuştu.

TEDAVİNİN ETKİNLİĞİ ZAMANLAMAYA BAĞLI

Prof. Dr. Ethem Murat Arsava da inmede temel tedavinin, pıhtıyı ortadan kaldıran trombolitik tedavi olduğunu belirtti, “Bu tedavinin en kısa sürede en fazla 4.5 saat içinde yapılması gerekir, aksi takdirde tedaviden yarar sağlanamaz” dedi.

TÜRKİYE’DE İNME MERKEZLERİ YETERLİ Mİ?

Prof. Dr. Özcan Özdemir, son yıllarda anjiyografik girişimsel tedavi yöntemlerinden, yani katater yoluyla tıkanan damardaki pıhtıyı alma işleminden yüz güldürücü sonuçlar alındığını aktardı ve ekledi:

“Ancak ülkemizde bu işlemi yapacak merkez ve eğitilmiş hekim sayısının artırılması gerekir. Çünkü inme tedavisinde son yıllarda yaşanan en önemli gelişme budur.”

“MERKEZ SAYISINI ARTIRMAK İÇİN SAĞLIK BAKANLIĞI İLE ÇALIŞMA YAPIYORUZ”

Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Şerefnur Öztürk ise Türkiye’deki tam donanımlı inme merkezlerinin artırılması için Sağlık Bakanlığı ile çalışma yaptıklarını sözlerine ekledi.

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here