Bu işlerin arkasından çok pis kokular geliyor

112

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Bakan Çağlayan’ın ABD’deki iddianamede yer alması ve korumalarına ilişkin sürece sert tepki gösterdi: Atılan bu adımlar tamamen siyasidir. Bizim eski Ekonomi Bakanımıza yönelik atılan bu adımı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yönelik bir adım olarak değerlendiriyorum. Bu işlerin arkasından çok pis kokular geliyor.

umhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kazakistan’a hareketinden önce İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevapladı.

Erdoğan, ABD’de tutuklu Rıza Sarraf’ın dahil olduğu davaya eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın da dahil edildiği iddialarının hatırlatılması üzerine, “Bu konu gerçekten çok ilginç bir konu. Hukuki bir mantık içerisinde yorumlamak mümkün değil. Burada bizim eski Ekonomi Bakanımıza yönelik atılan bu adımı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yönelik bir adım olarak değerlendiriyorum. Zira burada şahsına yönelik bir iddiayı ortaya koyabilmiş değiller” dedi.

YAPTIRIMA GİRMEYİZ, DEDİK

ABD’nin, Çağlayan’ın “İran’a yönelik yaptırımları deldiği” iddiasını öne sürdüğüne dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye olarak İran’a herhangi bir yaptırım uygulama kararı almadık ki… Bizim İran ile ikili ilişkilerimiz var, hassas ilişkilerimiz var. Ben bunları Sayın Obama’ya da söyledim. ‘Biz burada böyle bir yaptırım içerisine girmeyiz’ dedik. Bu ekonomik ilişkileri yürüten bakanımız kim? Ekonomi Bakanı. Ekonomi Bakanı hükümetin attığı adıma ne yapacaktır?

TAMAMEN SİYASİ

Uygulayanlardan bir tanesi olacaktır. Dolayısıyla atılan bu adımlar tamamen siyasidir. ABD bir defa bu konuyu -tabii bu gidişimizde orada da inşallah görüşme fırsatı buluruz- gözden geçirmesi lazım. Bu işlerin arkasından çok pis kokular geliyor. Rıza Sarraf olayı da öyledir. Halk Bankamızın Genel Müdür Muavini Hakan Bey ile ilgili konu da öyledir. Bunların hepsi. Diğer isimler yine öyledir.”

ABD’NİN ACZİNİ GÖSTERİYOR

Erdoğan, ABD’ye yaptığı son ziyarette, Washington’da PKK terör örgütü mensuplarının kendilerine adeta saldırıyor havasına girdiğini de hatırlatarak, şöyle devam etti:

“ABD güvenlik güçlerinin orada kalkıp da herhangi bir tedbir almaması, onları oradan derdest etmemesi de bu pis kokunun bir ifadesidir. O olayla ilgili biliyorsunuz, benim korumalarım hakkında soruşturma açtılar. Hatta hatta, olay günü orada olmayan korumalarım hakkında, eşimin iki koruması bayan, onlarla ilgili de aynı şeyi yaptılar. Bu nedir? Bu Amerika yönetiminin düşmüş olduğu aczi gösteriyor. Büyük bir devlet olabilirsin ama adil devlet olmak başka bir şeydir. Eğer hukuk sisteminiz adil işlemiyorsa bu sıkıntılar sürekli olarak o pis kokuları da getirir.”

ABD’den skandal bir karar daha

FETÖ’nün17/25 Aralık kumpasını gündeme getirerek Türkiye’yi hedef alan ABD’den skandal bir hukuk kararı daha geldi. ABD’de dün Sarraf davasına sanık olarak dahil edilen eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski Halk Nankası Genel Müdürü Süleyman Aslan, Genel Müdür Yardımcısı Levent Balkan ve Abdullah Happani hakkında tutuklama kararı çıktı. Suçlama ABD’nin İran’a karşı uyguladığı ambargoyu delmek… Bu isimler ABD’ye giderse göz altına alınacak.

Her şey olabilir

Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin başkan yardımcısı olacağı iddialarına ilişkin, “Bunların hepsi suyu bulandırmaktan başka bir işe yaramıyor. Hep söylüyoruz, bunlar doğmamış çocuğa don biçiyorlar. Herkes bir defa yerini, konumunu bilsin. Biz Türkiye’de siyaset yapıyoruz. Yani Sayın Bahçeli ile şu süreçte partimiz gayet güzel bir diyalog içinde oldu ve bundan sonraki süreçte de bu diyaloğun, bu dayanışmanın temenni ederim ki güçlenerek devamı Türkiye’nin geleceği bakımından çok çok önem arz etmektedir ve bu geleceği inşa ederken, ihya ederken görüşmeler neticesinde her şey olabilir. Bunu kimsenin bir kenara atmasına hakkı yok. Ana muhalefet partisi Kandil ile irtibat kuruyor, bunu hiç gündeme getirmiyorlar da bu ülkede yerli ve milli davranan liderlerin veya partilerin görüşmeleri, konuşmaları bunları niye rahatsız ediyor? Bizim bir defa çok önemli bir yanımız var: yerliyiz ve milliyiz” dedi.

İİT Zirvesi’ne katılacak

Kazakistan, ilk kez İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Bilim ve Teknoloji Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in 14-15 Nisan 2016’da İstanbul’daki İİT Zirvesi’nde sunduğu teklif üzerine zirve, Astana’da düzenleniyor. Zirveye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra 57 İİT ülkesinden devlet başkanları ve başbakanların yanı sıra gözlemci ülkeler ve uluslararası örgütlerden 80’e yakın heyet katılacak. Zirve kapsamında, İslam dünyasının bilim ve teknolojik modernizasyonu için siyasi destek sürecini başlatmayı amaçlayan Astana Deklarasyonu kabul edilecek.

Hedeflenen süreç olmadı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye Varlık Fonu Başkanı Mehmet Bostan’ın görevden alınmasına ilişkin soru üzerine, Varlık Fonu’nda hedeflenen, arzulanan bir sürecin olmadığını söyledi. Türkiye Varlık Fonu’nun, Başbakan Binali Yıldırım’a bağlı olduğunu, Cumhurbaşkanı olarak kendisiyle bir bağlantısı olmadığını anlatan Erdoğan, “Ama biz Sayın Başbakan ile de istişarelerimizi yaparak bu konuda kararımızı alırız. Sayın Başbakan da ben de bu gelişmeleri gördük. Böyle yürümeyeceğine karar verdik. Bu karar neticesinde de ‘bu adımın atılması isabetlidir’ dedik. Sayın Başbakan da bu konuda adımını attı. ‘Hayırlı olsun’ diyeceğiz. Çünkü Varlık Fonu’nu bizim yeniden reorganize etmemiz şart. Onun da adımını, inşallah Kazakistan sonrası Sayın Başbakan ile değerlendirip, atacağız” ifadelerini kullandı. Mehmet Bostan’ın görevden alınmasının ardından yerine, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu Üyesi Himmet Karadağ’ın vekaleten atandığı öğrenildi.

Bangladeş’e çadır kent

Erdoğan, özellikle Arakan’da yaşanan insani dramın son bulması için çok taraflı bir diplomasi yürüttüklerini ifade ederek, Türkiye’nin gayretleri sonucunda yavaş da olsa bazı konularda netice almaya başladıklarını belirtti. Erdoğan, “TİKA, bin tonluk insani yardım malzemesinin dağıtımını gerçekleştirdi. İkinci etapta yine 10 bin tonluk gıda, ilaç, giysi vesaire bunları planlıyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımız da sadra şifa için tüm imkanlarını seferber ediyor. Şu andaki çadır kamplarının ne yazık ki yaşanır bir durumu yok. Eğer Bangladeş yönetimi orada bize bir bölgeyi tahsis edebilirse orada daha yaşanılabilir çadır kampları kurmayı planlıyoruz” dedi. Erdoğan, Kazakistan’da yapılacak İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında Arakanlı Müslümanların durumu hakkında gayriresmi devlet veya hükümet başkanları toplantısı gerçekleştirmeyi planladıklarını belirterek, “İnşallah yapılacak bu toplantıyla akan mazlum kanının durması için önemli bir adım atacağız” diye konuştu.

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here