Antibiyotik kullanımında Avrupa birincisiyiz

73
AKDENİZ Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın, Türkiye’nin antibiyotik kullanımında Avrupa birincisi olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Ata Nevzat Yalçın, antibiyotik direncinin günümüzde önemli bir sorun olmaya devam ettiğini söyledi. Prof. Dr. Yalçın, dirençli bakteriler nedeniyle dünyada yılda 700 bin kişinin öldüğünü, 2020 yılında 2.5 milyon, 2030 yılında 5.9 milyon, 2050 yılında bu rakamın 15 milyonu aşacağının tahmin edildiğini söyledi. Bu verilerin uyarlamalarla elde edilen rakamlar olduğunu belirten Prof.Dr. Yalçın, “Antibiyotik direncinin yüzde 100’e yakın olduğu varsayımıyla bu rakamların 2050 yılında 400 milyonu aşacağı tahmin edilmektedir. Bu işin ekonomik faturasının 100 trilyon doları aşması bekleniyor” diye konuştu.

‘AVRUPA’DA İLK SIRADAYIZ’

Antibiyotik kullanımının ülkemiz için önemine değinen Prof.Dr. Yalçın, antibiyotik kullanımında yüzde 44-45 düzeyi ile Avrupa’da ilk sırada yer aldığımızı açıkladı. Prof.Dr. Yalçın, şöyle dedi:

“AB’deki bu birinciliğimiz bizim için büyük bir sorun. Sağlık Bakanlığı’nın uygulamaya koyduğu sistemle antibiyotikler ülkemizde artık reçetesiz satılmıyor. Bu bizim için önemli bir aşama. Buna karşın toplumun antibiyotik kullanımı konusunda hekimi zorlaması, viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanmak istemesi başlangıçta sözünü ettiğimiz dirençli sorunlarda ciddi bir paydaya yol açıyor.”

ANTİBİYOTİKLERİN YÜZDE 70’İ TARIM VE HAYVANCILIKTA DA KULLANILIYOR

Antibiyotiklerin sadece insanlarda kullanılmadığını ifade eden Prof. Dr. Yalçın, şöyle devam etti:

“Üretilen antibiyotiğin sadece yüzde 30’u insanlarda kullanılıyor. Daha önemli kısmı tarım ve hayvancılıkta kullanılıyor. Bu sahalarda en azından önlem alınması, ya da bu sahalardaki kişilere gelecekle ilgili bilgilendirmeler yapmamız gerekiyor. Çünkü tarım ve hayvancılıktaki bu yoğun kullanım insanlardaki dirençli enfeksiyonlar için bir kaynak oluşturabiliyor. Önlem için antibiyotik kullanımını azaltmak gerekiyor. Antibiyotikleri reçetesiz kullanmamak gerekiyor. Alt ve üst solunum enfeksiyonlarının giderek arttığı bir dönemde bulunuyoruz. Bu enfeksiyonların yüzde 80’i viral enfeksiyon, yüzde 20’ye yakını bakteri enfeksiyonu. Bu nedenle hekimleri antibiyotik yazmaları konusunda zorlamamak gerekiyor.”

TOPLUMUN AŞILANMASI ÖNEMLİ

Burada öne çıkan önemli hususun toplumun aşılanması olduğunu aktaran Prof.Dr. Nevzat Yalçın, ‘Grip mevsimi’ olarak nitelendirilen bu dönemde hastalığaa karşı koruyuculuğu çok yüksek aşılar bulunduğunu anlatırken “Sadece grip değil şu anda zatürree aşıları hastanemizde ve dışarıda kullanıma sunulmuş durumda. Özellikle 65 yaş üzeri yaşlılar, kronik karaciğer, akciğer veya böbrek rahatsızlığı bulunanlar, tümör ve başka rahatsızlığı bulunanlar mevsimi gelmişken grip ve zatürree aşısını aynı anda yaptırmalı” dedi.

HEKİMLER DAHA DUYARLI OLMALI

Antibiyotik direncini yenmek ve daha düşük düzeyde seyretmesini sağlamak için hekimlerin daha duyarlı olması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Yalçın, şöyle konuştu:

“Hekimler tanıda daha güvenilir yöntemleri kullanmalı. Toplumu bilgilendirmeleri bizim için önem taşıyan önemli bir husus. Yoğun bakımda yatan hastalar, organ nakli hastaları, böbrek, karaciğer, kalp nakli olan ve tümörü olan bir hastada dirençli bakteri enfeksiyonunun öldürme riski sağlıklı bireye göre daha yüksek oranda seyrediyor. Dolayısıyla bu tür hastaların arttığı günümüzde antibiyotik direnciyle bir şekilde baş etmemiz, gelecekte daha yoğun yapılabilecek nakiller ve uygulamalarda önemli bir sorun olmaktan çıkabilecektir. Eğer antibiyotikleri uygun, gerektiğinde, zamanında ve akılcı bir şekilde kullanırsak bunu gerçekleştirmemek için hiçbir nedenimiz yok. Son 30 yılda yeni antibiyotiklerin geliştirilmesi yüzde 90 oranında azaldı. Yani gelecekte bizi çok fazla antibiyotik beklemiyor. O nedenle antibiyotikleri akılcı olarak kullanmak mantıklı olan çözüm yolu. Hekim arkadaşlarımızın düşünerek antibiyotik verme konusunda duyarlı olmasını rica ediyorum. Böylece gelecekte bizi korkutan senaryolardan uzak kalırız.”

 

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here